W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012
Translate »

Categorized | MAKALE

Murat Tosunoğlu, 2015 Yılı Sektörel Değerlendirme

Türk tekstil sektörü, ürün kalitesi, moda ve trendleri belirleme gücüne sahip tasarımları ve yüksek teknolojisi itibariyle gelecekte global ticarette adından daha fazla söz ettirecek potansiyele sahiptir. Bugün Avrupa’nın üçüncü büyük tekstil ihracatçısı olan Türkiye’nin orta ölçekli üreticilerinden birisi olarak, gelecek 10 yılın planlamasını yaptığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

2015 yılını kısaca değerlendirmek gerekirse, yılın ilk çeyreğinde tüm dünyada olduğu gibi, bizler de kur farkından oldukça etkilendik. Mevcut iş anlaşmalarının USD bazlı maliyetlendirilmiş olması ve AVRO bazlı satışlardan doğan kur farkı, karlılığımızı yok ettiği gibi, genel olarak bizleri eksiye çekmiş oldu. Bu durumu mümkün olduğunca kendi bünyemizde telafi etmeye çalışarak, müşterilerimize yansıtmamaya gayret ettik. Nadir de olsa, bazı müşterilerimizden bu konuda yardım alarak, fiyatlarımızı USD ye çevirdik veya kur farkından doğan zararı telafi etmeye çalıştık.

Yılın ikinci çeyreğinde ise Avrupa’nın tatil dönemine girmesi, kötü başlayan bir sezonu oldukça karamsarlığa taşıdı. Fakat, tatil dönüşünde hareketlenen pazarların talepleri neredeyse başlangıçta kötü giden iki dönemi tamamen telafi etti diyebiliriz.

Bizler 2015 son çeyreğinde ve 2016 başından itibaren harekete geçecek şekilde teknolojik yatırımlarımızı arttırdık ve daha çok teknik tekstil ve inovasyon ağırlıklı ar-ge ler üzerinde yoğunlaştık. 2015 Home & Tex Fuarı’nda ve bu dönemde yaptığımız müşteri ziyaretlerinden aldığımız tepkilerden, çok doğru bir karar aldığımızı görmüş olduk.

Günümüz itibariyle zengin pazarlarda teknik tekstil kullanımının oranı gitgide artmaktadır. Yeni ürünleri heyecanla karşılayan müşteriler, kullandıkları ürünlerin geleneksel yapılarını dışında bir fayda göstermesini tercih sebebi yapmaktadır. Bugün itibariyle kendini temizleyen, leke tutmayan kumaşlar v.s. tüketiciler gözünde daha değerli bir konumda, tercih edilebilir seviyelerde bulunmaktadır. Türk ev tekstili sektörü olarak bu talebe karşılık verebiliyor olsak da, bu çalışmaların daha da detaylandırılması ve geliştirilmesi gerektiğinin farkındayız.

2016 Y›l› Sektör ve Ekonomi Yönetiminin Atmas› Gereken Ad›mlar

2015 yılı içinde Ekonomi Bakanlığının aldığı kararlar çerçevesinde ithal ürünlere uygulanan ek vergiler tekstil üreticileri için adeta bir milat oldu. Başta Çin olmak üzere Güney Kore, Hindistan gibi ülkelerden ithal edilen tekstil ürünlerine ek vergi getirilmesi sektöre ivme kazandırdı. Bu karar sayesinde sanayi ağırlıklı şehirler yeniden canlandı. İstihdamı da önemli oranda artıran bu karar ile önceden ürünlerinin önemli bir bölümünü yurt dışından tedarik eden ithalatçılar, artan ithalat maliyetlerine paralel şekilde yerli üreticilerle daha yoğun şekilde çalışmaya başladı.

Türkiye tekstil sektörü bir bütün olarak bugün en fazla dış ticaret fazlası veren sektörlerden biridir. İthal tekstil ürünlerine getirilen ek vergiler sayesinde Türkiye, 2015 yılında dış ticaret fazlası verdi. Bu konuda atılmış adımların kararlılıkla sürdürülmesi ve tüketimin yerli üreticiden tedarik edilmesine destek verilmesi gereklidir.

Yüksek ve istikrarlı büyümeye yönelik ülke bazlı temel stratejimiz; özel sektör öncülüğünde, dışa açık ve rekabetçi üretim yapımızın geliştirilmesidir. Verimlilik artışı ve sanayileşme sürecinin güçlendirilmesi, bu stratejimizin temel yapı taşlarını oluşturmalıdır. Büyüme stratejimiz; makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi, beşeri sermayenin geliştirilmesi ve işgücü piyasasının etkinleştirilmesi, teknoloji ve yenilik geliştirme kapasitesinin artırılması, fiziki altyapının güçlendirilmesi ve kurumsal kalitenin iyileştirilmesi şeklinde 5 temel eksen üzerine oturmalıdır.

Sektörümüzün dünya markalarının menşei ülkelerde gördüğümüz bilimsel ve teknolojik altyapının kaynağı, üniversitelerdeki branşlaşma temelinde olmaktadır. Dolayısıyla, ülkemizdeki üniversitelerin sektörümüze sunacağı bilimsel destekler oldukça önemli olmaktadır. Son yıllarda, üniversite – sanayi işbirliği çerçevesinde atılan adımların daha da  somutlaşması, hem imalatın hem de imalat sürecindeki istihdamın kalite kazanmasına ve karlılığın büyük oranda yükselmesine sebebiyet verecektir. Bu bağlamda üniversitelerin tasarım, teknoloji, tanıtım, iletişim ve sektörel işbirliği konusunda firmalarımıza daha da yakın olmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Üniversite – sanayi işbirliğinin önünü açacak adımların bir an evvel atılması gerekmektedir.

2016 Y›l›ndan ‹hracatç›lar›n Beklentileri

Türk tekstil sektörünün 2015’te Türkiye ortalamasının üzerinde büyüdüğüne düşünürsek, buna rağmen, Avrupa’nın ithalatındaki artış hızını yakalayamamış olmamızı iyi okumalı ve karlılık planlamasının yanında, zarar aktörlerine karşı önlemler almalıyız.

Avrupa ekonomilerine, özellikle de Almanya ekonomisine ilişkin yavaşlama sinyalleri ve bu doğrultudaki beklentiler 2016 yılında tekstil sektörleri açısından risk oluşturmaktadır. Rusya, Ukrayna, Irak gibi pazarlardaki kayıplara ana pazar Almanya’daki yavaşlama da eklendiğinde 2016 yılında tekstil ihracatında %5-10 aralığında gerileme olabileceği tahmin edilebilir.

Sektörde karlılık endeksinin de kritik bir seviyede olması nedeniyle, 2015’te yaşanan kur farkı benzeri bir sorun karşısında  daha hazırlıklı olabilmek adına, firmaların ihracat sigortası yaptırmaları ve bunun Ekonomi Bakanlığınca destek kapsamına alınmasını beklentilerimiz içinde belirtebiliriz. Ayrıca, Ev Tekstili sektöründeki sanayiciler için, gerek ikili iş görüşmeleri, gerekse uluslararası fuar katılımcılığın artması adına, bakanlığımızın verdiği destek ve teşvikler çok önemlidir.

Markalaşma ve tanıtımlara verilen devlet teşviklerinin artarak devam etmesi, ihracat çalışmalarını destekleyecektir. Teşvikler, artan ihracat hacminin aynı zamanda imalatı da desteklemesi ve katma değeri yüksek ürün üretiminin artışı sonucunu da tetikleyecektir. Desteklerin sektör içinde yaratacağı momentum, yurtiçindeki yatırımların yayılması ve istihdam konularında da nitelik ve sayısal anlamda artışı peşinden getirecektir. Sonuçta, ev tekstili ihracatçıları olarak bugüne kadar attığımız sağlam adımlarla, ihraç pazarlarında önemli pazarlama faaliyetleri gerçekleştirdik. Bu faaliyetler sayesinde Türk ev tekstili ürünleri, bugün itibariyle tüm dünyadan talep görme noktasındadır. Güney Afrika’dan Teksas’a, Sydney’den Pekin’e… Türk ev tekstili ürünleri tüketiciler tarafından kullanılır hale gelebilmiştir.

İhracatçıların global pazarlarda önünü açacak olan önemli hususlardan biri de “made in turkey” markasının imajının ve kalite algısının üst seviyelere yükseltilmesi olacaktır. Bu konu, ülke imajıyla da ilgili olduğu için bütünüyle ele alınmalı ve ihracattaki rakiplerimizin karşısında, pazarlama avantajını elimize geçirmeliyiz. Japon malı, Alman malı dendiğinde müşterilerin duyduğu güveni ülkemiz üzerine çekmeli ve ihraç pazarlarımızda üstün seviyede bir kalite algısı oluşturmalıyız

Leave a Reply