W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012
[google-translator]

Categorized | RÖPORTAJ

“BİSSE Müşterisinin Önceliği Kalite Olmuştur”

Bu sene 40. yılını kutlayan marka, artık klasikleşen çizgisinin yanında genç tüketiciler için hazırladığı tasarımlarla genç tüketici kitlesini BİSSE kalitesiyle tanıştırıyor. “B76” ismiyle markalaşan yeni koleksiyon, kalitesindeki üstünlüğü ve tasarımındaki başarısıyla “bir çizgiyle dünya değişir” dedirtiyor. Geçtiğimiz ay içerisinde biraraya geldiğimiz BİSSE Gn. Md. Hakan Gökçe ile markanın 40 yıllık serüveni ve yeni ürünleri hakkında okuyucularımız için detaylı bir röportaj gerçekleştirdik.

BİSSE’nin misyon ve vizyon çalışmaları hakkında kısaca bilgi alabilir miyim?

Bu 40 yıl içinde bizim en önemli konumuz, gömleklerimizin kalite düzeyinde asla mütevazı davranmamak olmuştur. Çünkü BİSSE müşterisinin önceliği kalite olmuştur ve bu önceliğinden dolayı da bizi tercih etmişlerdir. Ayrıca, ürünlerimizin sağlıklı olması konusunda çok titiz davranıyoruz. Ürünlerimizde doğal olmayan bir materyal asla kullanmıyoruz. Bu şekilde 40 yıl boyunca bu çizgiye getirdiğimiz firmayı, bundan sonra da aynı inanç ve aynı doğrultuda bu şekilde yürütmeye devam edeceğiz ve detaylardan asla ödün vermiyoruz çünkü başarının detaylarda gizli olduğuna inanıyoruz.

40. yılınızda yepyeni bir marka hazırladınız. Genç tüketicilerin kullanımına sunduğunuz B76 markası hakkındaki düşüncelerinizi, beklentilerinizi kısaca öğrenebilir miyim?

Bu marka gençlere, fresh bir tarza hitap ediyor. Biraz daha vücuda yakın kalıpları, biraz daha dar paçaları, günlük hayatta rahatlık sunan tek ceketleri bu koleksiyonda bulabileceksiniz. Şu anda BİSSE mağazalarımızda belirli köşelerde B76 stantları bulunmaktadır. 2015 senesinde iki tane B76’ya özel mağaza açtık. Bu sene içerisinde de, sadece B76 ürünlerinin satıldığı mağazalar açmaya devam edeceğiz. Bu markanın, normal BİSSE ürünleriyle kumaş ve dikim kalitesinde hiçbir fark yok. Tamamen kalıp ve renk olarak fark gösteriyor. BİSSE müşterisi daha İngiliz klasiğindedir, ne istediğini bilir. Bizim sadık müşterilerimiz sene içerisinde 5-6 kez mağazalarımızı ziyaret ederek alışveriş yapan kişilerdir. Bu anlamda geleneksel BİSSE müşterilerinin ve daha genç yaştaki müşterilerin B76 koleksiyonundan faydalanmalarını istiyoruz.

Bu markaya neden ihtiyaç duydunuz?

40. seneye gelene kadar BİSSE markası piyasada klasik erkek hazır giyim modelleriyle tanındı. Fakat dünyada değişen trendler, yönetici yaşlarının biraz daha gençleşmesi, yönetim kadrolarında gençlerin sayısının artması  dolayısıyla yöneticilerin kıyafet alışkanlıklarının da birtakım değişiklere uğradığına şahit oluyoruz. Biz de bu yeni trende cevap vermek adına BİSSE’nin B’sini ve kuruluş yılımız 1976’dan 76’yı alarak ve ikisini birleştirerek “B76” isminde yeni bir marka koleksiyonu oluşturduk. Ürün çeşitliliğimiz yeterliydi ama biz çok klasik bir firmayız, bunun da farkındayız. Bu klasik çizgimizi biraz daha gençleştirmek, biraz daha genç kitleye hitap etmek adına böyle bir değişiklik yapma ihtiyacı duyduk. 

İlerleyen zamanda BİSSE bünyesinden yeni markalar çıkacak mı?

Şu anda BİSSE’miz ve B76’mız var. B76 daha çok yeni bir marka. Yatırımlarımızı onun üzerine yapıyoruz ama üçüncü bir marka çıkarmak gibi bir düşüncemiz henüz yok.

Halihazırdaki ihracatınız ve ihraç pazarlarındaki hedefleriniz hakkında kısaca bilgi alabilir miyim?

Bizim ana ürünümüz gömlektir. Yıllık bazda 1 milyon adet gömlek üretimimiz var. Şu an 40. yıldayız ve inşallah 40 milyonuncu gömleğimizi kesmiş olacağız. Ürettiğimiz gömleklerin yaklaşık %70’ini ihraç ediyoruz. İhraç ettiğimiz ürünlerimiz BİSSE markalı ürünler olduğu gibi aynı zamanda dünya markalarına da koleksiyon satıyoruz. Yurtdışında 18 tane mağazamız vardı. Bu sene başından beri 2 tane daha açtık ve şu anda yurtdışında 20 adet mağazamız var. 2016 içerisinde 3 yeni mağaza daha açmayı planlıyoruz. Dolayısıyla ihracata büyük yatırım yapıyoruz. Sadece 2016 bazlı öngörmüş olduğumuz hedef, ihracatımızı %15 civarlarında büyütebilmektir.

Siz bu kadar yoğun çalışırken, şevkinizi kıran olaylarla karşılaşıyor musunuz?

Şevkimizi kıran en önemli şey taklit edilmektir. Sadece yurtiçinde değil, dünyanın değişik bölgelerinde de taklit ürünlerimizi piyasaya sunanlar var. “Taklit aslını yüceltir” diye bir anlayış var fakat bununla uğraştığınız zaman, mesai, emek v.s. gerçekten yorucu bir noktaya gelebiliyor. İşin ilginci, tüketiciler bu markalardan dolayı yaşadıkları mağduriyeti gidermek için bize ulaşıyorlar. Markamızın imajına zarar verecek ve tüketicilerin mağduriyetine sebep olacak taklit ürünler tüm markalar için önemli bir sorun. Bu sorunla mücadele adına yaptığımız girişimler ve işbirliklerimizse kesintisiz olarak devam ediyor. Bununla ilgili birçok çalışmalarımız var. Bakanlıkla birlikte yürüttüğümüz birtakım projelerimiz var. Bunları hayata geçirmek bizim için çok değerli fakat bu noktada gerçekten yorulduk.

Destek görüyor musunuz? Ayrıca teşvikler konusunda ekonomi yönetiminden beklentileriniz nelerdir?

Ulusal markalarımızı uluslararası alanda korumaya yönelik olarak son dönemlerde devletimizin vermiş olduğu teşvikler, çok önemli bir destek sağlıyor. Bu bağlamda Turquality Projesi’ni çok değerli buluyorum. Bundan başka, bu projeye girme yeterliğine erişmemiş firmalara devletin verdiği destekleri de göz ardı edemeyiz. Devletin ilgili mercileri, ihracat ve markalaşma için teşvik edici çalışmaları yapabilmek adına bizden de bilgi alıyorlar. Bizden aldıkları bilgileri faaliyet olarak ortaya koymaya çalışıyorlar.

İmalatınızda kullandığınız teknoloji, makine parkuru ve istihdam kaliteniz hakkında da kısaca bilgi alabilir miyim?

Teknolojiyi sürekli takip etmeniz, teknolojinin gerisinde kalmamanız gerekmektedir. Teknolojiyi yakalamadan şirketinizi bir adım ileriye götürme şansınız yok. Şu anda makine parkurumuz 2015 senesine uygun, hatta 2016’nın teknolojik yeniliklerini almış, son sistem bir makine ve üretim parkurumuz var. Önemli olan, sıfır hatayla üretim yapabilmektir. Dolayısıyla bizim müşterilere sunduğumuz ürünlerde hedefimiz %100 başarıyı sağlamak. Bunu da en doğru şekilde yapmanın yolu teknolojiden geçiyor.

Nisan ayı içerisinde Konfeksiyon Makinesi Fuarı 2016 düzenlenecek. Bu fuarı ziyaret edecek misiniz?

Fuarı ziyaret edeceğiz. Konfeksiyon Makinesi Fuarı’nı kendi işimiz açısından çok önemsiyoruz. Bu fuarı ziyaret edecek ekibimizi seçerken de çok titiz davranıyoruz. Fuarın geçmiş edisyonlarını da ziyaret ettik, mutlaka ki. Konfeksiyon Makinesi Fuarı’nı ziyaret ederken; firmadan üç yöneticiyi gönderelim orayı ziyaret etsinler değil… bu sadece pazarlamaya dayalı olurdu. Birebir üretim sürecindeki çalışanlarımızı bu fuara götürüyoruz. Sadece bu fuara değil, diğer ziyaret ettiğimiz yurtdışı veya yurtiçindeki fuarlara da böyle bir ekiple gidiyoruz. Dolayısıyla o makinadan anlayan ve o makinanın bize fayda sağlayacağına inanan çalışanlarımızın fuar alanında olması bizim için önemli. BİSSE markasını hazırlayan, teknolojiyi bilen, deneyimli bir takımla beraber o fuarda yer alacağız.

40. yılınıza özel etkinlikleriniz olacak mı?

40. yıl, yeni markayla beraber geldi. 40. yılda bizim en önemli yeniliğimiz yeni markamız. Bunun dışında birtakım sürprizlerimiz, faaliyetlerimiz olacak ama bunu şimdilik çok dillendirmek istemiyoruz. Düşündüğümüz sürprizlerin büyüsünü kaçırmak istemiyoruz. Şu an bizim için en değerlisi B76 markamız. Bu marka üzerine çalışmak konusunda çok heyecanlıyız işin açıkçası. BİSSE tarafında da birtakım sürprizlerimiz olacak.

Son olarak, kısa dönemde yapmayı planladığınız yatırımlar ve çalışmalar hakkında kısaca bilgi alabilir miyim?

Bu sene içerisinde yurtiçinde de yurtdışında da mağazalaşmaya dönük yatırımlarımız olacak. 2016 yılında Türkiye’deki mağaza sayımızı 48-49’a çıkarmayı planlıyoruz. Yurtdışında da, projesini imzalamış olduğumuz beş farklı ülkeye hitap eden ihracat çalışmalarımız var. Bunlardan biri de Rusya’dır. Rusya’daki müşterimiz, bu konuda çok ısrarcı. Biz de süreci takip ediyoruz, ilk fırsatta Rusya’daki mağazamızı açacağız. Benelüks ülkelerini kapsayan bir distribütörlük anlaşmasını imzaladık. Körfez ülkeleriyle ilgili bir görüşmemiz var, Katar-Doha’yla alakalı. Güney Afrika’daki mağaza sayımızı artırıyoruz. İran’la ilgili çalışmalarımız olacak fakat o pazara da sağlam adımlarla gitmek istiyoruz. Bu senenin son çeyreğine doğru yatırım işlemlerini bitirip sene sonunda İran’daki mağazamızın açılışını yapmayı planlıyoruz. Kendi üretim bünyemizde de birtakım farklı yenilikler-değişimler yapacağız. Bu teknolojik yatırımlarımızı da Temmuz ayı içerisinde bitirmeyi planlıyoruz. Teknolojinin gerisinde kaldığınızda yarıştan çok çabuk kopuyorsunuz maalesef. Dolayısıyla teknolojiyi takip etmemek gibi bir lüksümüz asla yok.

Leave a Reply