W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012
[google-translator]

Categorized | GÜNCEL

“Hazırgiyimciler Olarak Son 10 Yılda Net 150 Milyar Dolarlık Katkı Sağladık”

Konfeksiyon Makinesi 2016 Fuarı, yine en büyük katılımcı ağırlığını yurtdışından sağlayacak. Organizatörler bu konuda kendinden emin konuşurken, konfeksiyon sektörünün de fuardan beklentileri büyük. Türk tekstilini ve ihracat hacmini çok iyi bilen ve sektörün başarı çıtasını daha yukarılara taşımak için dünyanın dört bir yanına tekstilcilerimizi götüren  İHKİB (İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) Ynt. Krl. Bşk. Hikmet Tanrıverdi ile Türkiye’nin tekstil ihracatındaki konumu hakkında okuyucularımız için bir röportaj gerçekleştirdik. Tanrıverdi ayrıca, yaklaşan Konfeksiyon Makinesi 2016 Fuarı ile ilgili düşüncelerini de bizlerle paylaştı.

Türk tekstilinin, global alanda önünü açmak için üstlendiğiniz öncü rol ve yaptığınız çalışmalar sektör tarafından da dikkatle takip ediliyor. Uluslararası arenada yaptığınız bu çalışmalarınızı kısaca okuyucularımızla paylaşır mısınız?

Hazır giyim ve konfeksiyon, 500 bine yaklaşan kayıtlı çalışanı, imalat sanayindeki payı, yarattığı katma değer ve her yıl ülkeye kazandırdığı 15 milyar dolar net döviz girdisiyle ekonomimizin lokomotif sektörlerinden biri konumunda bulunuyor.

Sektörde irili ufaklı 35 bin firma 81 ilimizde üretim yapıyor.  Bu firmalardan yaklaşık 7 bin 500’ü İHKİB çatısı altında yer alıyor.  Toplam hazır giyim ve konfeksiyon ihracatımızın yüzde 75’ini İHKİB üyeleri gerçekleştiriyor. 

Üretimde ve ihracattaki bu öncü rolümüz, sektörün gelecek stratejilerinin oluşturulmasında, talep ve beklentilerin alınıp çözülmesinde, kamu otoritesi ile koordinasyonun sağlanmasında İHKİB olarak sorumluluk üstlenmemizi gerektiriyor. Bu sorumluluğun gereği olarak, hem içeride hem yurt dışında yoğun bir gündemle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yurt dışına yönelik çalışmalarımızda tanıtıma ve mevcut pazarlarda derinleşmeye ağırlık veriyoruz. Türkiye, 200’ün üzerinde ülkeye hazır giyim ve konfeksiyon ürünü ihraç ediyor.  Yeryüzünde neredeyse adım atmadığımız nokta yok. İhracatımızın yüzde 72’sini gerçekleştirdiğimiz AB pazarındaki payımızı iki üç katına çıkarabiliriz.  Diğer taraftan ABD, Afrika ve Ortadoğu pazarlarında mevcut payımızı üç katına çıkarabilecek potansiyele sahibiz.  Potansiyelimizi global alıcılara daha iyi anlatabilme adına yoğun bir tanıtım faaliyeti yürütüyoruz.

Uluslararası arenada en önemli sektörel fuarlara katılım sağlayarak ihracatçılarımızın alıcılarla buluşmalarını sağlıyoruz. Örneğin Şubat ayında üyelerimizin üç önemli fuara katılımlarına öncülük ettik. Paris’teki Salon International De La Lingeri Fuarı’nda iç giyim firmalarımız Fransa pazarını yerinde keşfetme imkanı buldu. Paris’in ardından hemen hemen eş zamanlı olarak İngiltere’de Pure London ve ABD’de dünyanın en büyük hazır giyim fuarı olan Magic Show’a firmalarımızla İHKİB öncülüğünde ulusal katılım gerçekleştirdik. 

“Sahraaltı Afrika”ya açılım stratejimiz çerçevesinde çalışmalarımız devam ediyor. Sahraaltı Afrika açılımımızı petrol ve maden zengini 170 milyon nüfuslu Nijerya ile başlattık. Bir yıl önce Nijerya’dan 100 kişilik bir alım heyeti İHKİB organizasyonunda İstanbul’a getirtildi. Benzer şekilde Aralık 2015’te Kamerun’un en önemli 50 hazır giyim firmasından 80 kişilik bir grubu Türkiye’de ağırladık.  Bu yıl da benzer organizasyonlarla Afrikalı alıcıların ihracatçılarımızla buluşmalarını sağlarken bu kıtada yatırım için işbirliği imkanlarını araştıracağız.

Diğer taraftan 35 yıl aradan sonra dünya ticaretiyle yeniden entegre olan İran pazarına yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. TİM’in İran’da açmayı planladığı Türk Ticaret Merkezi’nde sektörümüz en geniş şekilde yerini alacak. Yine İran’a geçen Aralık ayında büyük bir heyet düzenledik. Bu konuda çalışmalarımız önümüzdeki dönemde de devam edecek.

Son dönemde odaklandığımız pazarlardan biri de Ukrayna. Türk hazır giyim sektörü olarak bu ülkede fuara katılmayı planlıyoruz.

Tekstil ihracatımız konusunda bu sene için hedefiniz nedir? Belirlediğiniz bir rakam varsa bizimle paylaşır mısınız?

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü için 2015 zorlu bir yıl oldu. 2016’ya da Rusya ile uçak krizi ve Suriye başta olmak üzere küresel ve bölgesel sıkıntılarla başladık.  Biz 2016 yılını moda, tasarım ve markalaşma adımlarını hızlandırma, kayıp yaşadığımız pazarların yerine alternatif pazarlar ikame etme yılı olarak görüyoruz. Bu çabalarımızın sonucunda bütün sıkıntılara rağmen bu yıl ihracat performansımızı 18 milyar dolar seviyesine çıkaracağımızı öngörüyorum.

Hedeflere ulaşmak için yaptığınız çalışmaları ve beklediğiniz devlet desteklerini bizlerle paylaşır mısınız?

Yukarıda da belirttiğim gibi sektörümüzün global pazarlarda tanıtımı anlamında bütün fırsatları değerlendiriyoruz. İlaveten ihracatta katma değerin artırılması için tasarım altyapımızı geliştirmeye ve modaya büyük önem veriyoruz.  Özgün tasarım ve Türkiye’den dünya ölçeğinde markalar çıkarma hedefi İHKİB olarak önceliklerimizden birini oluşturmaya devam ediyor. 

Bu hedef doğrultusunda devlet ve özel sektörün el ele vermesi gerekiyor. Turquality projesini, girişimcilere tasarım ve ürün geliştirme faaliyetleri için 1,4 milyon dolara kadar karşılıksız destek verilmesini öngören Tasarım Desteği Tebliği’ni önemli birer adım olarak değerlendiriyorum. Yine Ocak ayında Başbakanımız Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan Ar-Ge Teşvik Paketi’ni de orta ölçekli işletmelerimiz başta olmak üzere hazır giyim ve konfeksiyon sektörü için son derece olumlu buluyorum.  Bunlara ek olarak zamanın gereklerine uygun teşviklerle sektörümüzün 2023 yılında 60 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacağına inancımı koruyorum.

Nisan ayının sonunda, uluslararası niteliği baskın olan Konfeksiyon Makinesi 2016 Fuarı İstanbul’da düzenleniyor. Makine ihracatına büyük katkı sunan bu fuar hakkında da değerlendirmelerinizi alabilir miyim?

TÜYAP’ta düzenlenecek Konfeksiyon Makineleri Fuarı’nda Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen makine üreticileri en son teknolojiyle geliştirdikleri ürünlerini sergileyecekler.  Bu çerçevede fuarın firmalarımızın rekabet güçlerini arttırmanın yanı sıra yeni yatırım yapmalarında ve yeni pazarlara ulaşmalarında tetikleyici bir unsur olacağına inanıyorum.

Fuarın sektör firmalarımızın üretimde kullandıkları ürün gruplarının tamamını tek çatı altında bulma imkanı sağlamasının da son derece önemli olduğu kanısındayım. Tekstil ve konfeksiyon makineleri sektöründe dış bağımlılığı azaltacak ve makine üretiminde yerli teknolojiyi teşvik edecek adım ve etkinliklerin gerek sektörümüz, gerekse ülkemiz adına yararlı ve gerekli adımlar olduğunu düşünmekteyim. Bu çerçevede fuarın sektörümüz için faydalı ve hayırlı olacağına inanıyor emeği geçen herkesi kutluyor, başarılar diliyorum.   

Son olarak, tekstil sektöründe atılması gereken adımlarla ilgili genel bir değerlendirme yapmanızı rica edeceğim.

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü olarak son 10 yılda ülkemize yaklaşık 150 milyar dolar net döviz girdisi sağladık. Sektörümüz, orta ve uzun vadede ülke ekonomisinin amiral gemilerinden biri olmaya devam edecek.   

Diğer taraftan küresel piyasalarda talep ve beklentiler hızlı bir şekilde dönüşüyor. Örneğin dünyada artık ‘akıllı ürün’ denen bir gerçek var. Normalden yarı yarıya daha hafif, giyeni daha zayıf gösteren takım elbise, ütü istemeyen gömlek, antibakteriyel çorap, stres giderici çamaşır gibi sayısız inovatif ürün gündelik hayatımıza girmiş bulunuyor. Bu yelpaze inovatif üretim sayesinde kısa zamanda çok daha genişleyecek.

Özetle söylemek gerekirse; sektörde özgün tasarıma yönelip teknolojinin en yeni imkanlarını kullananlar küresel rekabette avantajlı konuma geçecek. Türkiye ekonomisinin taşıyıcı kolonlarından biri olan hazır giyim sektörü için planlamalarımızı bu gerçeklerden hareketle yapmamız, özgün tasarımları, teknolojik yenilenmeyi ve inovatif üretimi daha çok teşvik etmeliyiz.

Leave a Reply